5 Ocak 19. Sayı 4. Sayfa,

Canına Susamış

( Bayburt'da irticai isyan )

Bayburt'un Hart karyesinde Şeyh Eşref namında bir adem Mehdilik iddiasında bulunarak müridanıyla (müritleriyle) hükûmete karşı isyanda bulunmuştur.(*)

Boşuna kan dökülmemesi için muslihane (arabulucu) bir tarzda meselenin halli hususunda ulema ve ümeradan mürekkep (oluşmuş) bir kaç heyet Şeyh nezdine (yanına) gönderilmiş ise de bunlar Şeyh tarafından alıkonulup esir muamelesi yapılmamakla beraber On altı Gün Şeyhin cevabına intizar olunduğu halde Şeyh tarafından su-i muamele icra edilebileceği düşünülerek tereddüt gösterilmiştir.

Bilahare (sonunda) Erzurum kadısı Hurşit Efendi ile beraber gönderilen heyetin iki gün mütemadiyen vaki' olan ricasına karşı " bütün ulema ve eşraf hepiniz kâfirsiniz, askerlerde kâfirdir. Padişahı da tanımam , o da kâfirdir. İtaat etmem , harp edeceğim Allahutaâlâ emr etti, şeriatı ilâna memursun dedi ve bana haber etti." gibi bir takım ifadatda ve Mehdilik iddiasında bulunmuştur. Bunun üzerine "Hart" karyesine kuvvet-i askeriye gönderilerek. efrad ile esliha ve mühimmatın (adamlarla silah ve cephanenin) teslimi haberi gönderilmiş ise de Şeyh bu teklifi kabul etmeyerek " Bir başıma kalıncaya kadar muharebe edeceğim. Elinizden geleni yapın" diye cevap vermekle beraber asiler de bir taraftan müdafaa vaziyeti almışlar ve tehdit suretiyle endaht edilen (atılan) bir iki top mermisi üzerine asiler mukabeleye ve atışa başlamışlardır.

Atılan bir kaç mermiden sonra mehdilik iddiasında bulunan Şeyh Eşref ile iki oğlu ve iki kızı ve baş müritlerinden beş kişiyi bir mermi telef etti (öldürdü).

Diğer asiler hükûmete dehalet etmiş (sığınmış) olduklarından ateşe nihayet verilmiş. Vakanın failleri ile 28. Alay Kumandanı Binbaşı Nuri Bey görüşmüş, vakanın esasını meydana çıkarmak üzere asilerden icab edenlerin tevkif edildiği bildirilmiştir.

(*) Mustafa Kemal Paşa, Nutuk'da olayı şöyle anlatmaktadır: Memleketin aksa-yı şarkında (Doğunun uzak kısmında) da, bir yalancı peygamberin ihdas ettiği mühimce ve kanlı bir vaka cereyan ediyordu (yarattığı önemlice bir olay sürüp gidiyordu). Buna dair On Beşinci Kolordu Kumandanlığından müteaddit (birçok) raporlar vürud ediyordu (geliyordu). Bayburt'a Dört saat mesafede Hart karyesi vardır. Bu karyede mukim (oturan) Eşref namında bir Şeyh, Şiilik telkinatında bulunuyormuş. Bundan müteessir olan Bayburt Müftü ve Uleması , Şeyhi celb ederek isticvap eylemek (getirtip sorgulamak) için teşkil eyledikleri bir hey'eti Hart'a göndermişler ve hükûmet-i mahalliye namına Şeyhi davet etmişler. Şeyh bu davete icabet etmemiş (uymamış). Hükûmet-i mahalliye Elli kişilik bir müfreze göndermiş. Bundan büsbütün münfail olan (kızgınlığı artan) Şeyh, müridaniyle birlikte müfrezenin esliha ve mühimmatını almış ve efrat ve zâbitanını esir ve bazılarını şehit etmiş.

Bunun üzerine civardan bazı kıtaat, Bayburt'a sevk olunmakla beraber , meselenin kan dökülmeksizin, muslihane halli (arabuluculukla çözümü) tercih edilmiş. Şeyh nezdine Ulema ve Ümeradan (din bilginleri ve yöneticilerden) mürekkep bir kaç hey'et gönderilmiş. Hükûmete mutavaatı için nesayihte ( itaat etmesi için nasihatlerde) bulunulmuş. On altı gün bu suretle zayi edilmiş En son giden Erzurum kadısı hey'etinin de ricası Şeyh Eşref üzerinde müessir(etkili) olamamış Bilâkis Şeyh, bunlara hitaben "Hepiniz kâfirsiniz! kimseyi tanımam, itaat etmem, harp edeceğim, Allah , bana şeriat ilânına memursun dedi" tarzında bir ültimatom vermekle beraber, bir taraftan da köylere," sahib-i şeriat" ve "Mehdi-i muntazar" (beklenilen mehdi) imzalariyle bir takım beyannameler göndererek halkı iğva ve kendisine iltihak ettirerek (halkı ayartıp kendisine katılmalarını sağlayarak) isyan etmiş.

Bunun üzerine bizzat Bayburt'a gelip Dokuzuncu Fırkanın kumandasını alan Kaymakam Halit Bey (Deli Halit Paşa) , 25 Kânun-i evvel (Aralık) 1919 günü, kâfi kuvvetle Hart'a hareket eder. Şeyh topladığı âsilerle müdafaaya karar verdiğinden topçu ve piyade kuvvetleriyle müsademe ve muharebeye (çarpışmaya ve savaşa )ihtiyaç hasıl olur. Bu esnada , Şeyhin müritlerinden bir takımları da Hart'a yardım etmek üzere civar köylerde içtima ederler (toplanırlar) Nihayet, Kaymakam Halit Bey'in doğrudan doğruya Bayburt'dan, bana gönderdiği 1 Kânun-i sani (Ocak 1920 tarihli şifresinde dediği gibi," Hart meselesi , yalancı peygamberin ve oğullarının ve tevabiinden bazılarının itlâfı ve Hart'ın teslimiyle neticelenmiştir." (M.Kemal Atatürk. Nutuk)

19 Ocak , 21. Sayı 4. Sayfa,

Hususi Müstahberatımız

(özel olarak aldığımız haber)

Bayburt'un "Hart" nahiyesinden bazı müddeiyat-ı mehdi (mehdilik savı ) ile isyan ve hareket-i irticaiyeye teşebbüs eden ve nihayet imha ve tenkil edilen (yok edilerek cezalandırılan) Şeyh Eşref müridanından " Sürmeneli Ali Rıza" ile refiki (arkadaşı) " Bolad" namındaki kimseler sürmene hükûmetine teslim olmuşlardır.

Mütebaki (geri kalan) müritler dahi arz-ı dehalet etmek (sığınmak / teslim olmak) üzeredir.

Esna-yı müsademede ( karşılıklı atışlar sırasında) silahları ile birlikte derdest edilen (ele geçirilen) altmış mürit Hart'dan Erzurum'a yola çıkarılmışlardır.

İrade-i Milliye